AYŞE KEŞİR KARDÜZ’DE KAYAK MI YAPACAK?
Düzce bölgesinin en yüksek tepesi ve yaylası olan Kardüz’de yılın 10 ayı kar eksik olmadığını biliyoruz.
Üfürmekte ve hamasette pek mahir olan eski bir vekile, bir zamanlar Kardüz’de mangal yapıp, köfte yedirdiler. Ardından vekilimiz üfürdü: “Kardüz’e Türkiye’nin en muhteşem kayak merkezini yapacağız.”
Bu slogan zaman içinde “Kardüz masalına” dönüştü.
Geçen hafta medya organlarında şöyle bir haber yayınlandı:
“AK Parti Düzce milletvekili Ayşe Keşir ile MÜSİAD Düzce Şube Başkanı İsmail Çakmak, Türkiye Kayak Federasyonu Başkanı Erol Yarar ile Green Park Otel Sahibi Adil Üstündağ yatırım için incelemelerde bulunmak üzere Düzce'ye davet etti.”
Anladığımız kadarıyla Sayın Keşir, yanına Çakmak’ı da alarak “Kardüz masalı”nın peşine takılmış!
Sanırım, Sayın vekilimiz Kardüz’de kayak yapmaya niyetli..
Kaç kez yazdık, söyledik, ama anlatamadık.
Kardüz kayak merkezi filan olmaz!
Oraya milyonlar harcayarak otel yapacak yatırımcı bulunamaz.
Bulunsa bile o yatırımcı iflas eder.
Uludağ’a, Kartepe’ye, Kartalkaya’ya imrenip Kardüz’ün de benzer özellikle bir kış turizm merkezi olmasının hayaline kapılmayın.
Siz daha 2 bin yıllık tarihi olan Konuralp’i tanıtmayı başaramamışsınız, milli servet olan Efteni otelini kurtaramamışsınız, Yedigöller’i sahiplenememişsiniz, kalkıp Kardüz’e devletin ya da özel yatırımcıların milyonlarca lirasını akıtmanın hayalini kuruyorsunuz.
Sayın Keşir ille de kayak yapmaya meraklıysa, çevremizde yakın ve hazır tesisler var, oralara gitsin.
Ama Düzce’ye bir yatırım yapmak ve bölgeye katkıda bulunmak istiyorsa, daha ciddi ve yapılabilir projelerin peşinde koşsun.
Zira bu “Kardüz masalı” yılan hikayesine dönüşmek üzere..
AZ LAF KONUŞUP ÇOK İŞ YAPMANIN VAKTİ GELDİ
Türkiye’nin yıllık büyümesi yüzde 4 civarında.
Düzce’nin büyümesi ise Türkiye ortalamasının altında; yüzde 3 civarında.
Düzce’nin yüzde 3’lük büyümesi, doğal olarak bölge ekonomisine darbe vuruyor, aynı zamanda işsizliği artırıyor.
Bölgede yeni yatırımlar olmadıkça ekonomi daralır ve işsizlik artar.
Son 3 yılda Düzce’de yeni bir kamu yatırımı başlamadı.
Başlayan kamu yatırımlar ise tamamlanamadı. Örnek; yeni hastane, yeni otogar, kültür merkezi, üniversite hastanesi ek binası..
Birkaç ufak tefek yatırım dışında son 3 yılda özel sektör yatırımları da durdu. Ciddi sayıda işçi istihdam eden yeni bir fabrika kurulmadı.
2015 ekonomi ve yatırımlar bakımından Düzce için kayıp bir yıl oldu.
2016 yılında bu kayıpların telafi edilmesi gerekiyor.
Düzce’nin siyasetçileri ve bürokratlarının gecelerini gündüzlerine katarak el birliği içinde sorunları çözmesi ve beklentileri karşılamaları lazım.
Yeni hastane, yeni otogar ve kültür merkezi yatırımları süratle tamamlanmalı ve hizmete açılmalı..
Müteahhidi iflas eden Üniversite Hastanesi’nin ek bina inşaatının tamamlanması için acil tedbirler alınmalı..
Çilimli Organize Sanayi Bölgesi’nin yatırımcıya açılması için gerekli düzenlemeler yapılmalı..
Gümüşova Organize Sanayi Bölgesi’nin genişletilmesi için gereği yapılmalı..
Bu yatırımlar devreye girdiğinde Düzce’de yaklaşık 5 bin kişiye iş bulunur ve bölge ekonomisi canlanır.
İşte bunların yapılabilmesi için siyasetçilerin ve bürokratların uyum içinde çalışması şart.
Özellikle iktidardaki siyasetçiler küçük işlerle meşgul olmamalı, bürokratlarla didişmeyi bırakmalıdır.
Artık az laf söyleyip çok iş yapmanın vaktidir.
Dere geçerken at değiştirilmez mantığı ile hareket edilmelidir.
Aksi halde, 2016 yılı da, geçen yıl gibi kayıp yılı olur.
İSLAM KELEŞ
Düzce’de medya sektöründe dikkat çeken hamleler yapan başarılı işadamı İslam Keleş, Oksijen Grubu’na Parantez Gazetesi’ni de dahil etti.
Yayın politikası yüzünden ciddi anlamda prestij kaybına uğrayan Düzce’nin Sesi Gazetesi el değiştirdikten sonra tutarlı bir çizgi izlemeye ve kaybolan itibarını geri kazanmaya başladı.
Parantez Gazetesi’nin de, Oksijen Grubu içinde tutarlı ve ilkeli bir yayın politikası izleyeceğini sanıyorum.
İslam Keleş’i medya sektöründe emeğe saygılı, ciddi, ilkeli ve prensipli bir işadamı profili sergilediği için kutluyorum.
Keleş gibi başarılı, vizyon sahibi ve yenilikçi işadamlarının medya sektöründe olmasının, basın camiası adına olumlu gelişme olarak görüyorum.






