Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü'nün mevcut belediye binasının yıkılmasını da kapsayan Cedidiye projesine Düzce Milletvekili Ayşe Keşir'den destek geldi.Keşir sosyyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, belediye binasının yıkılmasından sonra yapılacak işyerlerine ait görselleri paylaşarak, "Boğaziçi Köprüsü’nün, İstanbul Havalimanı’nın ya da Şehir Hastanelerinin olmadığını bir düşünün. Ne büyük eksiklik değil mi? Sırf “muhalif” olmak adına itiraz etmek bu ülkeye hiçbir şey kazandırmadı, kazandırmazda. Benzer bir durumu şimdi de #Düzce’mizde yaşıyoruz. Belediye Başkanımız Sayın Faruk Özlü'nün vizyoner projelerinden olan Cedidiye Meydan Projesi’ne gelen itirazlar akıl alır gibi değil. Şehrin marka değerini arttıracak projeye desteğimiz tam tıpkı hemşehrilerimiz gibi. Unutmayın Cedidiye Meydan Projesi, yerel seçimlerde hemşehrilerimizin onay verdiği 100 projeden biridir. " ifadelerini kullandı.ERCAN ÖZTÜRK SUSKUNAK Parti Düzce Milletvekili Ercan Öztürk'ün ise Düzce kamuoyu gündeminde olan konuyla ilgili suskun kalması dikkat çekti.Hemen hemen her konuda sosyal medya hesaplarından paylaşımda bulunan Öztürk'ün belediye binasının yıkılması ve yerine dükkan yapılmasıyla ilgili tartışmalara tepkisiz kalması "Ercan Beyin bu konuda fikri yok" şeklinde yorumlandı.
GÜNDEM
Yayınlanma: 20 Ekim 2025 - 14:16
ÖZLÜ'NÜN PROJESİNE KEŞİR'DEN DESTEK VAR, ÖZTÜRK SUSKUN!
GÜNDEM
20 Ekim 2025 - 14:16






Sayın Öztürk, Ayşe ablası ne derse onu yapmak zorunda, konuş derse konuşur, sus derse susar ve ketum olur.
Dün Mehmet Keleş’in “modern mimari” diyerek övgülerle açtığı binayı alkışlayanlar ile bugün aynı binaya“ucube, tarihi dokuya uymuyor”diyerek karşı çıkanlar, aynı siyasi geleneğin insanları değil mi? Üstteki yazı çok manidar. Aynı Parti'nin dünü ve bu günün ne olduğunu açıkça gösteriyor. Siyaset o kadar kirlendiki artık birbirlerinin yanlışlarını görüp görmezden geliyor, rahat uyuyorlar. 15 Ekim'de yeni kaymakam kuraları çekildi, ama ne hikmetse düzenin en başarılı vali olacak diye beklediğimiz Akçakoca kaymakamımız harcadılar daha 11 ay olmuş, senesi bile dolmadan vali yardımcısı olarak atandı, şimdi bu konuyla ne alakası var denebilir, alakası şu ki bence, kısacası Akçakoca'da siyasi rakipler arada kaymakamı yediler. Düzce'de ise aynı Parti'nin belediye başkanlarının birbirlerini sevmelerinden onun yaptığını ben yıkarım gibi. Bu haberdeki sessizliğe gelince vicdanen rahatsız ama vicdanını sesini haykıramamak. Egoları için, menfi çıkarları için vicdanını satanlar sarmış her yanımızı
Aaaaa olmaz bizim boş gezen avaneler muhaliflik yapmazsa olmaz 2*2 hesaplayamayan guruhlar devletin işine burnunu sokmayı çok severler siz kendinizi yonetemiyorsunuz kalkmissiniz devletin almis oldugu kararları eleştiriyor sunuz bı uzak durun
Düzce’de Şehircilik Anlayışı: Düzce’de son yıllarda yürütülen kentsel projeler, görsel olarak şehirde bir değişim havası estirse de, bu projelerin ardındaki planlama eksikliği, kamu kaynaklarının etkin kullanımına dair ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Belediye Başkanı Faruk Özlü tarafından yürütülen projeler, her ne kadar “100 Temel Proje” başlığı altında sunulsa da, bu projelerin uyg***ma biçimi ve öncelik sıralaması şehir halkı nezdinde tartışmalıdır.
Cedidiye Kent Meydanı Projesi kapsamında belediye hizmet binasının yıkımına başlanması, kamu kaynaklarının verimli kullanımı açısından en çok tartışılan adımlardan biridir. Seçim döneminde belediye binasının yıkılacağına dair tek bir ifade dahi yer almamışken, böylesine maliyetli bir kararın gerekçesi kamuoyuna açık ve şeffaf biçimde anlatılmamıştır. Düzce halkının ortak malı niteliğindeki bir kamu binasının “meydan estetiği” gerekçesiyle yıkılması, planlamadan ziyade keyfî bir tercihi yansıtmaktadır. Belediye binası yerine, kentin estetik bütünlüğünü bozan özel mülklerin kamulaştırılması veya işlevsiz yapılar üzerinden dönüşüm yapılması, hem kamu yararına hem de şehir planlamasına daha uygun bir yol olurdu.
2. Asar Deresi Köprüsü: Maliyet Artışının Gerekçesi Tatmin Edici Değil: Başlangıçta 46 milyon lira olarak açıklanan Asar Deresi üzerindeki iki köprü projesinin maliyeti, kısa sürede 84 milyon liraya ulaşmıştır. Maliyet artışına gerekçe olarak gösterilen “teknik aksaklıklar” ve fore kazık sayısındaki artış, proje planlamasının baştan eksik yapıldığını ortaya koymaktadır. Kamu yatırımlarında en temel prensip, öngörülebilir maliyetle maksimum fayda sağlamaktır. Ancak bu projede “öngörü” kelimesinin yerini “gerekçeli savunmalar” almış durumdadır. Üstelik, projeye ait denetim ve maliyet analiz raporlarının kamuoyuyla paylaşılmaması, şeffaflık ilkesine aykırıdır.
2. Asar Deresi Köprüsü: Maliyet Artışının Gerekçesi Tatmin Edici Değil: Başlangıçta 46 milyon lira olarak açıklanan Asar Deresi üzerindeki iki köprü projesinin maliyeti, kısa sürede 84 milyon liraya ulaşmıştır. Maliyet artışına gerekçe olarak gösterilen “teknik aksaklıklar” ve fore kazık sayısındaki artış, proje planlamasının baştan eksik yapıldığını ortaya koymaktadır. Kamu yatırımlarında en temel prensip, öngörülebilir maliyetle maksimum fayda sağlamaktır. Ancak bu projede “öngörü” kelimesinin yerini “gerekçeli savunmalar” almış durumdadır. Üstelik, projeye ait denetim ve maliyet analiz raporlarının kamuoyuyla paylaşılmaması, şeffaflık ilkesine aykırıdır.
3. Millet Bahçesi: Gereksiz Bir Gösteri Alanı mı? Düzce’nin temel ihtiyacı, yeşil alan sayısını artırmaktan çok, gençlerin nitelikli spor ve sosyal etkinliklere erişimini kolaylaştırmaktır. Ancak Millet Bahçesi projesi, bu ihtiyacı karşılamak bir yana, mevcut spor altyapısını da tahrip etmiştir. Gençlik ve Spor Bakanlığı’na ait arazilerin, hiçbir işlevi olmayan arsalarla trampalanması hem kamu zararı doğurmuş hem de gençlerin elinden spor alanlarını almıştır. Şehir merkezindeki spor salonu ve sentetik saha yıkılacak olup; yerine yeni, işlevsel bir spor kompleksi yapılmamıştır. Üstelik, kentte “okçuluk salonu” gibi dar bir branşa yatırım yapılırken, basketbol, voleybol ve salon sporlarına uygun tesis eksikliği devam etmektedir. Bu yatırımların, “gençlik sporu” kisvesi altında belirli cemaat veya gruplara yakın derneklerin kullanımına yönelik olduğu iddiaları, kamu vicdanında haklı rahatsızlık yaratmaktadır.
4. Şehrin Kimliği Kayboluyor: Spor, Turizm mi, Sanayi mi? Düzce’nin uzun yıllardır temel sorunu, hangi kimliği benimseyeceğine karar verememiş olmasıdır. Spor şehri mi olacağız, turizm kenti mi, yoksa sanayi merkezi mi? Bu sorunun net bir yanıtı olmadan yapılan her yatırım, şehrin geleceğini b***ıklaştırmaktadır. GSB binasının yıkılan alanına valilik külliyesi yapılabileceği düşünülmüşken, aynı alana neden tekrar GSB binası yapılmadığı sorusu bile yönetsel tutarsızlığı göstermektedir. Kamu yöneticilerinin, şehirdeki her imzayı “gösterişli törenlerle” sunması, aslında içi doldurulmamış projeleri halka bir başarı hikayesi gibi pazarlama çabasından öteye gitmemektedir.
5. Sanayileşmenin Bedeli: İnsan Kaynağı Yok, Altyapı Yetersiz: Düzce’de her ilçede açılan organize sanayi bölgeleri, görünürde istihdamı artırmayı hedeflemekte; ancak pratikte bu bölgelerde çalışacak nitelikli iş gücü bulunmamaktadır. Bu nedenle şehir dışından göç alınması kaçınılmaz hale gelmiş, bu da kira fiyatlarını artırmış, trafik yükünü çoğaltmış ve su kaynaklarını zorlamıştır. Kısacası, plansız sanayileşme Düzce’nin yaşam kalitesini artırmak yerine düşürme riski taşımaktadır. Üstelik şehir planlamasında bu risklerin hiçbirinin dikkate alınmadığı görülmektedir.
6. Alt Yapı Gerçeği: Çukurlarla Dolu Bir Şehir: Tüm bu gösterişli projelere rağmen, Düzce halkının günlük yaşamını doğrudan etkileyen alt yapı sorunları çözülmemiştir. Ana arterler dışında kalan sokaklar adeta çukurdan geçilmez hale gelmiştir. Sorun, kalıcı çözüm yerine “yama yaparak” ötelenmektedir. Oysa belediyecilik, temel hizmetlerden başlar. Halkın her gün kullandığı yollar, içme suyu hattı ve kanalizasyon sistemi düzeltilmeden yapılan süslemeler, sadece “kozmetik belediyecilik” örneğidir. Gerçek Hizmet Şeffaflıkla Başlar Düzce’deki mevcut tablo, şehir planlamasının vizyondan çok vitrine dönüştüğünü göstermektedir. Kamu kaynaklarıyla yapılan her yatırımın merkezinde hesap verilebilirlik, katılımcılık ve sürdürülebilirlik ilkeleri yer almalıdır. Aksi takdirde, bugün meydan açılışlarıyla alkış toplayanlar, yarın kamu zararından ve yanlış önceliklendirmeden dolayı eleştirilerin hedefi olmaktan kurtulamayacaktır.