Düzce'de 17 Nisan 2006 tarihinde yayın hayatına başlayan Düzce'ninsesi Gazetesi 21'inci yayın yılına girdi..
Düzce'nin 3. günlük gazetesi olarak yayın hayatına başlayan Düzce'nin Sesi gazetesi ilk günkü heyecanı ile yayın hayatını sürdürüyor. Oxijen Medya sahibi İslam Keleş, gazetenin kuruluş yıldönümü dolayısıyla kaleme aldığı yazıda şunları söyledi:"Düzce’nin Sesi ile başlayan medya yolculuğumda birçok insan tanıdım. Dostlar edindim, kardeşler kazandım. Bazen de dost sandıklarımla karşı karşıya geldim. Bu da yolun doğasında varmış, sonradan öğrendim.Gazeteciliğin içinde daha derinlere indiğim yıllarda, Düzce’de bu mesleğin önemli isimlerinden biriyle 2007-2008 yıllarında tanıştım: Mustafa Armutçu. Önce benimle bir röportaj yaptı. Sonra arkadaş olduk. Zamanla abi-kardeş olduk ve bir noktada aynı çatı altında çalıştık. O çatı Oxijen Medya’ydı.Oxijen, benim için hiçbir zaman sadece bir iş yeri olmadı. Orası bir okuldu, bir aileydi. Üreten, tartışan, büyüyen bir yapıydı. İçinde emeği olan herkesin iz bıraktığı bir yerdi.Tezcan Solmaz’dan Gürkan İpek’e,
Meral, Merve, Ahmet, Bilal, Tuğçe, Duygu,
Murat Anakan’a,
Tugay Bektaş’tan, Muharrem Yılmaz’a, İsa Keleş’e, Erol Tayhan’a,
Yasin Şentürk’ten Aleyna Şimşek’e kadar herkesin bu hikâyede ayrı bir yeri var.Birlikte sadece güzel günleri yaşamadık…
Bombalanan Oxijen’i de gördük,
Basılmasını da…
Mühürlenmesini de…
İflasın eşiğine gelişini de…Ve en önemlisi;
Her şeye rağmen yeniden ayağa kalkışını…O yüzden bu hikâye sadece bir başarı hikâyesi değil…
Birlikte düşüp birlikte kalkmanın hikâyesidir.İsim saymak zor. Sayarsın eksik kalır, saymazsın gönül kırılır.Ama herkes şunu bilsin: Biz koskoca bir aileyiz.Kırıldık, gücendik, bağırdık, çağırdık, sustuk…
Ama hiçbir zaman birbirimize tamamen yabancı olmadık.Kimin üzerinde hakkım varsa benden yana helal olsun.
Benim üzerimde hakkı olan herkesten de helallik istiyorum.Hatalarım oldu.
Bazen duygularımla hareket ettim.
Bazen meseleleri kişiselleştirdim.Biz de zor zamanlardan geçtik, değil mi?
O günlerde yanımda olmayanlar oldu, olamayanlar da oldu. Mesaj atamayan, arayamayan, hatta selam veremeyenler oldu…Hiçbirine kırgın değilim artık.Düzce’nin Sesi’nin yıl dönümünde şunu söylemek istiyorum:Bu, devam eden bir yolculuk.Hayatta kolay hiçbir şey yok. Zor oldu hep, Zor olmaya da devam edecek biliyorum.Ama biz; Gayretle, azimle ve inançla yürümeye devam edeceğiz.Ve bu hikâyede yer alan herkese tek tek şunu söylüyorum:İyi ki hayatıma girdiniz.
İyi ki varsınız."Pusula Gazetesi olarak Düzce'nin Sesi Gazetesinin kuruluş yıldönümünü kutluyoruz.
Düzce'nin 3. günlük gazetesi olarak yayın hayatına başlayan Düzce'nin Sesi gazetesi ilk günkü heyecanı ile yayın hayatını sürdürüyor. Oxijen Medya sahibi İslam Keleş, gazetenin kuruluş yıldönümü dolayısıyla kaleme aldığı yazıda şunları söyledi:"Düzce’nin Sesi ile başlayan medya yolculuğumda birçok insan tanıdım. Dostlar edindim, kardeşler kazandım. Bazen de dost sandıklarımla karşı karşıya geldim. Bu da yolun doğasında varmış, sonradan öğrendim.Gazeteciliğin içinde daha derinlere indiğim yıllarda, Düzce’de bu mesleğin önemli isimlerinden biriyle 2007-2008 yıllarında tanıştım: Mustafa Armutçu. Önce benimle bir röportaj yaptı. Sonra arkadaş olduk. Zamanla abi-kardeş olduk ve bir noktada aynı çatı altında çalıştık. O çatı Oxijen Medya’ydı.Oxijen, benim için hiçbir zaman sadece bir iş yeri olmadı. Orası bir okuldu, bir aileydi. Üreten, tartışan, büyüyen bir yapıydı. İçinde emeği olan herkesin iz bıraktığı bir yerdi.Tezcan Solmaz’dan Gürkan İpek’e,
Meral, Merve, Ahmet, Bilal, Tuğçe, Duygu,
Murat Anakan’a,
Tugay Bektaş’tan, Muharrem Yılmaz’a, İsa Keleş’e, Erol Tayhan’a,
Yasin Şentürk’ten Aleyna Şimşek’e kadar herkesin bu hikâyede ayrı bir yeri var.Birlikte sadece güzel günleri yaşamadık…
Bombalanan Oxijen’i de gördük,
Basılmasını da…
Mühürlenmesini de…
İflasın eşiğine gelişini de…Ve en önemlisi;
Her şeye rağmen yeniden ayağa kalkışını…O yüzden bu hikâye sadece bir başarı hikâyesi değil…
Birlikte düşüp birlikte kalkmanın hikâyesidir.İsim saymak zor. Sayarsın eksik kalır, saymazsın gönül kırılır.Ama herkes şunu bilsin: Biz koskoca bir aileyiz.Kırıldık, gücendik, bağırdık, çağırdık, sustuk…
Ama hiçbir zaman birbirimize tamamen yabancı olmadık.Kimin üzerinde hakkım varsa benden yana helal olsun.
Benim üzerimde hakkı olan herkesten de helallik istiyorum.Hatalarım oldu.
Bazen duygularımla hareket ettim.
Bazen meseleleri kişiselleştirdim.Biz de zor zamanlardan geçtik, değil mi?
O günlerde yanımda olmayanlar oldu, olamayanlar da oldu. Mesaj atamayan, arayamayan, hatta selam veremeyenler oldu…Hiçbirine kırgın değilim artık.Düzce’nin Sesi’nin yıl dönümünde şunu söylemek istiyorum:Bu, devam eden bir yolculuk.Hayatta kolay hiçbir şey yok. Zor oldu hep, Zor olmaya da devam edecek biliyorum.Ama biz; Gayretle, azimle ve inançla yürümeye devam edeceğiz.Ve bu hikâyede yer alan herkese tek tek şunu söylüyorum:İyi ki hayatıma girdiniz.
İyi ki varsınız."Pusula Gazetesi olarak Düzce'nin Sesi Gazetesinin kuruluş yıldönümünü kutluyoruz.





