Reklam
AYŞE KEŞİR BUGÜN NASIL BİR GAZETECİ OLURDU?
Reklam

AYŞE KEŞİR BUGÜN NASIL BİR GAZETECİ OLURDU?

Gazateci yazar Atilla Gösterişli, Düzce Milletvekili Ayşe Keşir'e yönelik dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.

23 Aralık 2019 - 15:09

Atilla Gösterişli, Ayşe Keşir gazeteci olsaymış" başlıklı makalesinde, Keşir'in TBMM'de yaptığı "AK Parti iktidarları döneminde Türkiye'de mutlak yoksulluk yok edilmiştir” sözlerine atıfta bulunarak şöyle yazdı:

"Kara mizah örneği gibi, Keşir’in bu sözlerinin ardından Cumhurbaşkanlığı verileri açıklandı ve Türkiye’de yoksulluk oranı yüzde 21,2 olarak belirtildi. Yani Türkiye’de 17 Milyon kişinin yoksul olduğu Cumhurbaşkanlığı tarafından açıklanıyordu.

Yine devletin kurumu TÜİK verilerine göre de yaşlı ve engelli aylığı olan 1,4 milyon kişi 3 ayda bir aldığı 2 bin 20 lira ile geçiniyordu. Bu haberin tartışması bitmeden bir haber daha ajanslara düştü; devlet yüzlerce terör gazisinin emekli maaşını kesiyordu.

Ayşe Keşir, Milletvekili olmazdan önce gazetecilik yaptığını ifade etmişti. Gazetecilikte en önemli kurallardan biri, haberin içeriği ne olursa olsun, bilgi ve belgelere dayanmalı, objektiflik ilkesi içinde oluşturulmalıdır. Gazetecinin her şeyden önce ‘habere’ kendisinin inanması gerekir. Yukarıdaki devlet kurumlarının verileri ortada iken, Keşir gerçekten ‘ yoksulluğun yok edildiğine’ inanıyor mudur?

Mesela Keşir, geçtiğimiz 9 aylık dönemde 3 milyon 365 kişinin elektrik borcundan dolayı işlem yapıldığını biliyor mudur?
Mesela Keşir, elektriğe yapılan yüzde 60, doğalgaza yüzde 52, süt ve şeker ürünlerine yüzde 50, akaryakıt ürünlerine yüzde 30 zam oranlarından sonra gazetesine nasıl bir başlık atardı acaba?

Mesela Keşir, ekonomik kriz, yoksulluk, işsizlik ve psikolojik nedenlerden ötürü yaşamlarına son verenlerin sayısının gün geçtikte artması karşısında, gazetesinde nasıl bir köşe yazısı yazardı acaba? Hele ki bir yıl içinde hayatlarına son verenlerin sayısının 3 bin 161 kişiye ulaşmasını nasıl değerlendirirdi acaba?

Mesela Keşir, Konya Ilgın’da 4’üncü kattan atlayarak yaşamını sonlandıran 28 yaşındaki Mustafa Çavdar hakkında ne yazardı? Yine, Kocaeli Derince’de 54 yaşındaki Binnet, Çorum’daki Oktay, Konya’da esnaflık yapan 60 yaşandaki Hüseyin’in intiharları konusunda ne düşünürdü?

Mesela Keşir, 10 kişiden 3’ünün ekonomik suçtan cezaevlerinde olması konusunda ya da uyuşturucudan hapse girenlerin 3 binden 22 bine çıkmış olması konusunda ya da 8 milyon icra dosyası sayısının 21 milyona çıkması konusunda nasıl bir yazı dizisi kaleme alırdı?

Mesela Keşir, hiç işsizlerle bir röportaj yapmayı düşünmüş müdür? Röportajında 4,5 milyona varan işsizlere yer verir miydi? Ak partili kadın kolları başkanının aile boyu devlet kurumlarında işe başlatılması, Ak partili bürokratların beş maaş birden alırken, bu ülkenin Üniversiteli gençlerinin yüzde 23’ünün sokakta kalması konusunda neler yazabilir?

Mesela Keşir, Türkiye'de sayıları 2 milyona dayanan çocuk işçi sayısı için nasıl bir araştırma yazısı düşünür? Her 10 çocuktan 8’inin güvencesiz çalışması konusuna yazısında yer verir mi? Hele ki, 2003-2017 yılları arasında iş kazası geçiren 2 milyon 38 bin 803 işçinin 37 bin 445’inin çocuk olması konusunda ne düşünür acaba?

Ve son söz:

Yaşamda adaletin var olmasının en temel öğesi ‘vicdan’dır. Yoksulluk, yoksunluk bir gün biter elbet, ama vicdansızlığın eseri yoksunluk ömür boyu sürer."

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
KORONA BUGÜN 73 CAN ALDI
KORONA BUGÜN 73 CAN ALDI
SOKAĞA ÇIKMA YASAĞINDAKİ GENÇLERE İSTİSNALAR GETİRİLDİ
SOKAĞA ÇIKMA YASAĞINDAKİ GENÇLERE İSTİSNALAR GETİRİLDİ