Reklam
RAMAZAN’DA ŞEKER HASTALARI ORUÇ TUTAR MI?

RAMAZAN’DA ŞEKER HASTALARI ORUÇ TUTAR MI?

Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Attila Önmez, diyabet hastalarının uzun süreli açlık ve susuzluğun olduğu Ramazan ayında dikkat etmesi gereken noktalar hakkında önemli bilgiler verdi.

15 Mayıs 2019 - 17:15

Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Attila Önmez, diyabet hastalarının uzun süreli açlık ve susuzluğun olduğu Ramazan ayında dikkat etmesi gereken noktalar hakkında önemli bilgiler verdi.

Diyabetin, kan şekeri yüksekliği ile seyreden metabolik bir hastalık olduğuna dikkat çekerek açıklamasına başlayan Dr. Öğr. Üyesi Önmez, Ramazan ayında oruç nedeniyle uzun süren açlık süresinin yanında öğün sayısının azaldığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi, oruç tutma isteği olan hastaların mutlaka takipte olduğu hekiminin görüşünü alması gerektiğini vurguladı

Hangi hastaların oruç tutup tutamayacağına karar vermek ve risk analizi yapmak gerektiğini dile getiren Öğretim Üyesi “ Buna göre; Tip 1 diyabetlilerin, gebelerin, diyabete bağlı göz, böbrek, kalp vb. hasarlar gelişenlerin, kan şekerleri çok yüksek seyredenlerin, yalnız yaşayanların, sık kan şekeri düşüklüğü (hipoglisemi) yaşayan hastaların oruç tutmamalarını öneriyoruz. Bunun yanında; kan şekerlerinin çok yüksek seyretmediği hastaların önemli bir ek hastalığı bulunmayanların hekim kontrolünde oruç tutabileceğini belirtmek isterim.” ifadelerini kullandı.

“Hastalar Kan Şekeri Ölçüm Cihazlarını Yanlarında Bulundurmalı.”

Kan şekerinin çok düşmesi anlamına gelen hipoglisemi durumunda hastalarda soğuk terleme, göz kararması, titreme, çarpıntı, açlık hissi ve bulantı gibi şikayetlerin görülebileceğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Önmez, “Şayet kan şekeri daha da düşerse beynin glikoz miktarının azalmasına bağlı olarak anlamsız konuşma, bilinç bulanıklıkları hatta koma durumu oluşabilmektedir. Hipoglisemiden korunmak için oruç tutmayı düşünen diyabet hastalarının ilaçları düzenlenmesi gerekmektedir. Bunun yanında iftarda ve sahurda; glisemik indeksi düşük olan yani, kan şekerini çok arttırmayan, sonrasında hipoglisemiye neden olmayan ve tok tutan gıdalar; yumurta, kuru baklagiller, bulgur, kuruyemiş (ceviz, badem, fındık)  sebzeler, meyveler, süt, tam tahıllı, kepek ya da çavdar ekmeği öneririm.” şeklinde konuştu.

Diyabet hastalarına kan şekeri ölçüm cihazlarını yanlarında bulundurmalarını tavsiye eden Öğretim Üyesi,  hipoglisemiye doğru bir gidişat söz konusu olduğunda oruçlarını bozmaları gerektiğini sözlerine ekledi.

“İftardan Sahura Az Miktarda ve Sık Aralıklarla Beslenmeli.”

Oruç nedeniyle diyabetli hastaların ana ve ara öğün sayısının azaldığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Önmez,  bu nedenle hastaların iftar ve sahurda çok fazla yemek yerine iftardan sahura kan şekerini çok yükseltmekten kaçınacak şekilde az miktarda ve sık aralıklarla beslenmeleri önerisinde bulundu.

“İftardan Sonra En Az 3 Litre Su İçmek Önemlidir.”       

Ramazan'da, özellikle sıcak havaların da etkisiyle susuz kalmanın kaçınılmaz olduğunu belirten Öğretim Üyesi, bu yüzden susuz kalmanın bu grup hastalarda böbrek yetmezliği açısından daha da riskli olduğuna dikkat çekti.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
BÖYLE SEYİR TERASI OLMAZ!
BÖYLE SEYİR TERASI OLMAZ!
KORKUNÇ TABLO BİR AN ÖNCE SON BULSUN
KORKUNÇ TABLO BİR AN ÖNCE SON BULSUN